top of page

Klamidya



Chlamydia trachomatis isimli bakterinin sebep olduğu klamidya, dünya çapında yaygın görülen cinsel yolla aktarılan enfeksiyonlardan biridir [1]. Klamidya enfeksiyonu yoğun olarak ürogenital sistemi etkiler. Klamidya belirtileri, genellikle etkene maruz kaldıktan bir ila üç hafta sonra görülür ancak çok daha sonra da ortaya çıkabilir. Klamidya enfeksiyonu olan kadınların büyük çoğunluğunda semptomlar görülmez veya minimaldir. Genelde belirti vermemesine rağmen bazı kadınlarda hafif sarımsı akıntı, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, vajinal bölgede yanma ve kaşınma, kızarıklık, şişlik, dış genital organlarda yaralar, ilişki esnasında ağrı ve anormal kanama gibi klamidya enfeksiyonuna özgü olmayan nonspesifik tabir edilen belirtiler görülür [2]. Tedavi edilmediğinde üretrit [7] veyahut pelvik inflamatuar hastalık (PID) [8] gelişebilir ve üreme sisteminde ciddi, kalıcı hasara neden olabilir. Erkeklerde enfeksiyon genellikle dizüri [9] ve penisten akıntı semptomları ile görülür. Erkeklerde tedavi edilmeyen klamidyal enfeksiyon epididime [10] yayılabilir. Yeni doğanlarda ise klamidyal enfeksiyon oftalmia neonatorum [11] enfeksiyonuna neden olabilir [3].

Klamidya enfeksiyonunun cinsiyet dağılımı üzerine yapılan yirmi beş çalışmanın dokuzunda belirgin olarak anlamlı bir cinsiyet farkı ortaya çıkmıştır. Dokuz çalışmanın tamamında klamidya prevalansı kadınlarda erkeklerden daha yüksek olarak gözlemlenmiştir. Kadınlarda prevalans %1,1 ile %10,6 arasında, erkeklerde ise %0,1 ile %12.1 arasında değişmektedir. Ortalama klamidya prevalansı [12] ülkeler arasında oldukça değişkendir. En yüksek klamidya prevalansı, ağırlıklı olarak genç yaş gruplarında (<25 yaş) gözlemlenmiştir. Popülasyona dayalı ürogenital klamidya enfeksiyonunda semptomların yokluğu kadın ve erkeklerde yaygındır (ortalama %88,5'e karşı %68,3) [4].


Klamidya enfeksiyonun risk grupları hakkında yapılan araştırmaların ortak özelliği, klamidya riskinin yaş faktörü ile bağlantılı olduğu bulgusudur. Ergenler, genç erkekler ve kadınların, yaşlılara göre klamidya ile enfekte olma riski daha yüksektir. Klamidyal enfeksiyonun kişinin partner sayısı, kişinin ilk cinsel ilişkisini yaşadığı yaş, cinsel ilişki esnasında korunması ile ilişkili olduğuna dair net bir kanıt olmamasına rağmen, birkaç çalışmada kadınlarda klamidyal enfeksiyon riskinin geçmiş partner sayısıyla pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur [5].


Klamidya testi bir kişinin enfekte olup olmadığını kesin olarak öğrenmek için tek yoldur. Kadın hastadan alınan idrar veya vajinal akıntı örneği incelenir ve vajinal muayene sonrasında tanı konur. Erkekler de ise ya bir idrar örneği veya penisin ucunda ya da üretra ağzından alınmış sürüntü ile tanısal test yapılabilir. Birçok laboratuvar artık sadece bir idrar örneği ile güvenli sonuca ulaşabilmektedir. Tıpkı cinsel yolla aktarılan diğer enfeksiyonlar gibi klamidya için de erken teşhis oldukça önemlidir [6]. Enfeksiyon tanısı konduktan sonra klamidya tedavisi basit ve etkilidir. Tedavide kullanılan antibiyotik tabletler hasta tarafından düzgün ve doğru kullanılırsa %95 etkili olabilir ve kısa sürede şifa sağlanabilir.



Dipnot:

[7] Üretrit, üretranın (mesaneyi, dışarıya bağlayan boru) iltihabi durumuna verilen addır.

[8] Pelvik İnflamatuar Hastalık (PİD), fallop tüpleri ve yumurtalıklar (overler) gibi üst üreme organlarının enfeksiyonları için kullanılan geniş bir tanımlamadır. PİD, ciddi ve yaygın bir hastalıktır. Her yıl bir milyondan fazla kadında saptanmaktadır ve bunların çoğunluğunu da gençler oluşturmaktadır.

[9] İdrar yaparken hissedilen ağrı veya rahatsızlık için kullanılan tıbbi terimdir.

[10] Yumurtalar tarafından yapılan sperm hücrelerinin taşınması, depolanması ve olgunlaşmasından sorumlu organlardır.

[11] Yaşamın ilk birkaç haftasında gelişen bir göz enfeksiyonu türüdür.

[12] Belirli bir süre içinde bir hastalığın toplumda görülme sıklığını gösteren ölçüt.


Kaynaklar

İçerik Üreticisi: Selin Küçükoruç
Editör: Ladin Toplu
12 Temmuz 2022 tarihinde güncellendi.


Comments


bottom of page