top of page

Regl Mitleri - 3

Regl hakkında konuşamamak insanları büyük ölçüde kısıtlamaktadır. Bundan dolayı birçok kişi için menstruasyon hakkında konuşmak ve bilgi almak oldukça zordur. Regl mitleri serimizin üçüncü kısmında sizler için regl hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltiyor olacağız.



Menstruasyon dönemi çoğunlukla batıl inançlar üzerinden şekillenmiştir. Yanlış inanç sistemleri nedeniyle regl hakkında ortaya atılan çoğu bilgi doğru değildir. Doğru olmamasının yanı sıra cinsiyetçi ayrımlara ve davranışsal kısıtlamalara neden olmaktadır.


Regl son derece normal olan fizyolojik bir süreçtir. Vulvalı bireylerin hayatlarının belli dönemlerinde deneyimlediği, vücudu olası koşullara hazırlayan bir mekanizmadır.


1. “Regl 5 gün sürmelidir.” / “Regl döngüsü 28 gün sürmelidir.”


İnsanlar regl deneyimleri üzerine konuşmaktan çekindikleri için ortaya çıkan son derece yanlış bir mittir. Eğer regl konuşulmaya değer ve bilgi aktarımına açık bir konu olsaydı, menstruasyon süresinin, kişiden kişiye farklılık gösterebileceği bilinirdi.


Menstruasyon genellikle 21 ya da 35 günde bir tekrarlanan fizyolojik bir olaydır [1]. Ancak ilk menstruasyon dönemlerinde regl çok daha uzun sürebilir ve zamanla kişi yaşlandıkça bu süre kısalabilir [1].


Regl süreleri kullanılan doğum kontrol hapları, hormonal dengesizlikler, gebelik ya da yeme bozuklukları gibi etkenlerden de etkilenir [1]. Bu dönemin kısalığını ya da uzunluğunu belirleyen çeşitli faktörler bulunmaktadır.


Kişinin kendi menstruasyon sürecine hakim olması, onun için neyin normal olduğunu veya normal olmadığını anlayabilmesi adına önemlidir [1]. Bunun için uzman bir doktor tarafından destek alması ve düzenli kontroller yaptırması gerekmektedir. Menstruasyon hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, sitemizde yer alan Menstruasyon adlı yazımıza göz atabilirsiniz.


2. “Regl utanç verici bir şeydir.”


Stigmalar etrafında şekillenen bir mitle daha karşınızdayız. Çoğunlukla “ayın o zamanı” ifadesi ile vulvalı bireyler üzerinde ekstra baskı oluşturmaktadır [2]. Tüm mitlerin katkı sağladığı kümülatif bir mit olarak değerlendirilebilir aslında.


Peki regl gerçekten utanç verici bir şey midir?


Kesinlikle hayır. Regl her zaman söylediğimiz ve söylemeye devam edeceğimiz gibi biyolojik bir mekanizmaya sahip fizyolojik bir oluşumdur. Bu tabulaşmış ifade nedeniyle çoğu insan regl dönemlerinde deneyimlediği semptomları bastırma gereği duyar [2]. Sonucunda ise regl konuşulmaması ve saklanması gereken bir durum olarak algılanmaya devam eder.


Oysa ki kişilerin regl dönemlerinde yaşadıkları kramp şiddetleri ya da akıntı yoğunluğu gibi faktörler, kişinin sağlık durumu hakkında bilgi verir [2]. Eğer bu semptomlar, insanların gündelik aktivitelerini engelleyen boyuta ulaşırsa, bu durumu mutlaka bir doktorla konuşulması gerekir [2]. Menstruasyon dönemi hakkında bilgi almak ve soru sormak, bu tarz mitlerden kurtulup özgürleşmemizin ilk adımıdır.


3. “Tampon kullanımı bekareti bozar.”


Etkisi hala süren bir mittir. Regl döngüsünde alternatif olarak kullanılan bir menstruasyon ürünü olan tamponlar hakkında çok sayıda yanlış bilgiye sahibiz.


Tampon vajina içine yerleştirilen bir ürün olduğu için, insanlar olası bir hasara sebep olmasından korkmaktadır [3]. En büyük endişe kaynağı ise “kızlık zarı” olarak adlandırılan himen zarına zarar vermesidir [3].


Himen zarı esnek bir yapıya sahiptir [3]. Vajinal girişi kaplamaz [3]. Eğer vajinal girişi engelleyen bir şey olsaydı, menstrual kanamalar gerçekleşmezdi ve bu durum sağlığı tehdit eden bir hal alırdı [3]. Esnekliği ve vajinal girişi kapamaması nedeniyle tampon kullanımı himen zarına zarar vermemektedir. Menstruasyon döneminde kullanılan tamponlar doğru yerleştirildiğinde, kişiye rahatlık sağlamaktadır.


Himen zarı hakkında bilgi edinmek için himen yazımızı okumanızı öneririz.


Kaynaklar



İçerik Üreticisi: Elif Özgüder
Editör: Ladin Toplu
7 Nisan 2022 tarihinde güncellendi.

Comments


bottom of page